Anahtar Parti (A Parti) Bursa Kadın Kolları İl Başkanı Esra Tunçel, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri anma günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Mücahide Hatice Hanım, Nezahat Onbaşı ve Zeynep Mido Çavuş gibi kahraman kadınlar, vatan sevgisiyle cephede savaşıp tarihe adlarını altın harflerle yazdırdılar” dedi.
Açıklamasında Çanakkale Zaferi’nin üzerinden bir asırdan fazla zaman geçtiğini hatırlatan A Parti Kadın Kolları Bursa İl Başkanı Esra Tunçel, filmlere, tiyatro oyunlarına ve romanlara konu olan büyük kahramanlık destanının ardındaki kadın kahramanların hikayelerinin dilde dile aktarılması gerektiğini ifade etti. Tunçel, şavaş sırasında cephede ve cephe gerisinde büyük fedakârlıklar gösteren Türk kadınlarının, zaferin kazanılmasında önemli rol oynadığına işaret etti.
Yüzyıl geçmiş olsa da Türk kadınının yine vatan cephesinden geri durmayacağını ve gözünü sakınmayacağını vurgulayan Tunçel, Kuva-yi Milliye ruhunun Anahtar Parti kardolarında vücut bulduğunu ve Anahtar Parti Kadın Kollarının da Türkiye’nin yeni Mücahide Hatice Hanım, Nezahat Onbaşı, Şemsi Nene, Gazi Fatma Çavuş, Fettah Emine, Melek Hanım ve Zeynep Mido’ları olduğunun altını çizdi.
İşte Çanakkale Zaferi’nin kadın kahramanları:
Mücahide Hatice Hanım: Cephede Gizlenen Kadın Kahraman
Anafartalar Cephesi’nde 56. Fırka’da “Ahmet” takma adıyla savaşan Mücahide Hatice Hanım, kadın olduğunu gizleyerek cephede omuz omuza mücadele etmiştir. Sadece Çanakkale’de değil, İnönü Muharebeleri ve Kurtuluş Savaşı’nın çeşitli cephelerinde de yer almış, İzmir’de Yunan ordusuna esir düşmüştür. Kendisi, “Adım Ahmet idi. Benim kadın olduğumu kimse bilmiyordu. Şarapnel ve kurşunlarla dokuz yerimden yaralandım.” sözleriyle hatıralarını dile getirmiştir.
Nezahat Onbaşı: 9 Yaşında Cephede Bir Kahraman
Nezahat Onbaşı, henüz 9 yaşındayken babasıyla birlikte cepheye gitmiş ve 70. Alay ile Millî Mücadele’ye destek vermiştir. Çanakkale Savaşı’nın yanı sıra Geyve Savaşı, I. ve II. İnönü Savaşları, Konya İsyanı, Sakarya ve Gediz muharebelerine de katılmıştır. Savaş sırasında, “Ben babamın yanına ölmeye gidiyorum, siz nereye gidiyorsunuz?” sözleriyle cesaretini göstermiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün de takdirini kazanmış ve İstiklal Madalyası’na layık görülmüştür.
Zeynep Mido Çavuş: Kosova’dan Gelen Gönüllü
Eski Osmanlı toprağı olan Kosova’dan gelen gönüllü askerler arasında yer alan Zeynep Mido Çavuş, ailesini geride bırakarak tek başına cepheye katılmıştır. Savaş sırasında şehit düşen Zeynep Mido Çavuş’un hikâyesi, Dragaş ve Gora bölgelerinde hâlâ anlatılmaktadır.
Gazi Fatma Çavuş: Cephede ve Cephe Gerisinde Mücadele
Babası ve ağabeyiyle birlikte Çanakkale’ye gelen Gazi Fatma Çavuş, 19. Tümen’de aylarca savaşmıştır. Yaralanmasına rağmen yılmamış, gizli emirleri cepheden cepheye taşıyan bir postacı olarak görev yapmıştır. Bir görev sırasında yakalanmış, işkence görmüş ancak sır vermemiştir.
Şemsi Nene: Eşini Bekleyen Sadık Eş
Eşi Çanakkale’ye giderken ona evde bekleyeceğine dair söz veren Şemsi Nene, yıllarca evinden dışarı adım atmamış, her gece eşinin dönüşünü beklemiştir. Onun bu sadakati, Çanakkale Savaşı’nın ardındaki derin insan hikayelerinden sadece biridir.
Fettah Emine: Eşinin Dönüşünü Bekleyen Vefakâr Kadın
Eşi Fettah’ın Çanakkale’ye gitmesinin ardından, Fettah Emine’nin hayatı bekleyişle geçmiştir. Bahçesindeki meyveleri bile eşinin hatırası olarak korumuş, onun dönüşünü umutla beklemiştir. Vefat ettiğinde, gözleri kapının kolunda, eli ise hiç yatmadığı yatağın yastığı üzerindeydi.
Melek Hanım: Çiftliğini Askerlere Açan Yardımsever
Melek Hanım, çiftliğini savaş sırasında askerlere açmış, çiftlik binası revir ve sargı yeri olarak kullanılmıştır. Askerlerin sağlık ve temizlik ihtiyaçlarının giderilmesine yardımcı olmuş, çiftlik adeta bir sosyal tesis işlevi görmüştür.
Bu kadın kahramanlarımızın fedakârlıkları, Çanakkale Zaferi’nin kazanılmasında büyük rol oynamıştır. Onların hikayeleri, nesiller boyu hatırlanmalı ve gelecek kuşaklara aktarılmalıdır. Çanakkale Savaşı sırasında Mehmetçik cephede tarih yazarken, Anadolu kadını da cephe gerisinde bu mücadeleye destek verdi. Kadınlar hem İstanbul’da hem de savaş alanında kurulan sahra hastanelerinde büyük destek verdi. Onlardan biri de Atatürk’ün de özel hekimliğini yapan Safiye Hüseyin’di. Safiye Hüseyin, Çanakkale Savaşı’nda gönüllü hemşire olarak görev aldı. Savaşın ardından da hemşirelik mesleğini sürdürdü. Safiye Hüseyin, Türk kadınının fedakârlığının en güzel örneklerinden biri olarak tarihe geçti.
Yorum bırak